EFELİK TASLAYANLAR! NEDEN SUSUYORSUNUZ? / MUHİTTİN AKBEL YAZISI

Efelik taslayanlar!
Neden susuyorsunuz?

Günlerdir bekliyorum.
Hasan Celal Güzel'in Ege'nin zeybeklerine yönelik ağır sözlerine hangi Ege'den hangi belediye başkanımız cevap verecek diye...
Hasan Celal Güzel'in katıldığı televizyon programına canlı yayına bağlanarak tepkisini dile getiren, efelerine sahip çıkan Atça Belediye Başkanı Mustafa Çınar dışında, ikinci bir başkan olmadı maalesef...
Bu sessizlik, sadece benim değil, çok sayıda okurun da dikkatini çekmiş olacak ki, çok sayıda isyan telefonu aldım.
Taa Çanakkale'den arayanlar oldu.
Bu sessizlik, bu kabulleniş, efelerimizin kemiklerini bir kez daha sızlattı.
"Topuklu Efe" dediğimiz Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun suskunluğu, daha da üzücü.
Aydın'ın üzümüne, incirine sahip çıkan, Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı açıklanan sosyal demokrat Başkan Çerçioğlu, memleketimin gerçek efelerine söylenen o ağır söze cevap verme gereğini bile duymadı.
Vatan, millet konusunda mangalda kül bırakmayan Aydın milletvekillerine sormak istiyorum, "Neredesiniz?" diye...
Sivil toplum kuruluşları, neden tepkisizsiniz?

Aydın Valisi Kerem Al, niye susuyor acaba?
Hiçbir kurum, İzmir'de basın açıklaması yapan, dava açan Ege Efe Kültür Derneği kadar bu çirkin iddiaya karşı hassasiyet göstermedi.
Yazık, hem de çok yazık.
***
Bu konuda sitem edenler arasında, Ege Bölgesi Aydınlılar Derneği Başkanı Necati Ünal da vardı.
Ünal, "Aydınlı kurmaylardan ses çıkmayınca, bize de bir açıklama yapma zorunluluğu doğdu" dedi ve ekledi:
"Hukukçu arkadaşlarımızla konuşup, efelerimizin ruhlarını inciten Hasan Celal Güzel'i mahkemeye vereceğiz. Ege'nin hiçbir efesi, bayrağına, vatanına ihanet etmedi. Irz düşmanlarının korkulu rüyasıydılar. Zulüm gören halkın yanında oldular. Efelik de zaten bunları gerektirir. Efelik kültüründen bihaber Hasan Celal Güzel, mahkemede hesap verecek."



***
"Ne mutlu Türküm diyene" demenin artık sakıncalı görüldüğü bir dönemde...
Bayrağımıza yapılan saygısızlığın suspus izlendiği barış sürecinde...
Efelerimizin kemiklerini sızlatan, soyadı Güzel olan birinin ağzından çıkan çirkin sözleri yutmamız, atalarımızın aziz hatıralarının da çiğnenmesine göz yumulacağının bir işareti gibi.
***
Ege'yi kahramanca düşmana karşı savunan, halkı zulümden kurtaran efelere yöneltilen suçlamaya sessiz kalan beyler bayanlar!
Bundan sonra söz efelerden açıldığında sakın ola ki efelik taslamayın.
Sonra mahcup olursunuz.

----

Karıncalar ve balıklar

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer...
Sular çekilince de karıncalar balıkları...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemeli.
Çünkü kimin kimi yiyeceğine, "suyun akışı" karar verir.
Dilerim ki bu Çin atasözü, herkese rehber olur.
Bu da nereden aklıma düştü, anlatayım:
Geçenlerde İzmir medyasının bir yerinde sular aniden çekilivermiş!
Zamanında karıncaları yutan koca balık, ne yazık ki karıncalara yem olmuş da ondan!



EFELİK TASLAYANLAR! NEDEN SUSUYORSUNUZ? / MUHİTTİN AKBEL YAZISI

Efelik taslayanlar!
Neden susuyorsunuz?

Günlerdir bekliyorum.
Hasan Celal Güzel'in Ege'nin zeybeklerine yönelik ağır sözlerine hangi Ege'den hangi belediye başkanımız cevap verecek diye...
Hasan Celal Güzel'in katıldığı televizyon programına canlı yayına bağlanarak tepkisini dile getiren, efelerine sahip çıkan Atça Belediye Başkanı Mustafa Çınar dışında, ikinci bir başkan olmadı maalesef...
Bu sessizlik, sadece benim değil, çok sayıda okurun da dikkatini çekmiş olacak ki, çok sayıda isyan telefonu aldım.
Taa Çanakkale'den arayanlar oldu.
Bu sessizlik, bu kabulleniş, efelerimizin kemiklerini bir kez daha sızlattı.
"Topuklu Efe" dediğimiz Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun suskunluğu, daha da üzücü.
Aydın'ın üzümüne, incirine sahip çıkan, Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı açıklanan sosyal demokrat Başkan Çerçioğlu, memleketimin gerçek efelerine söylenen o ağır söze cevap verme gereğini bile duymadı.
Vatan, millet konusunda mangalda kül bırakmayan Aydın milletvekillerine sormak istiyorum, "Neredesiniz?" diye...
Sivil toplum kuruluşları, neden tepkisizsiniz?

EFELERİMİZ, IRZ DÜŞMANI DEĞİLDİR / MUHİTTİN AKBEL YAZISI...

Efelerimiz, ırz
düşmanı değildir

Bir zamanlar bakan olarak devlet yönetiminde rol almış Hasan Celal Güzel, öyle bir çam devirdi ki, devirdiği o çamın altında kaldı. Bakalım nasıl kalkacak o çamın altından.
Güzel, Atçalı Kel Mehmet başta olmak üzere Aydın'ın efelerini PKK'lılarla aynı kefeye koydu, "Bunlar hayduttur, eşkiyadır, eli kanlı katildir, teröristtir, ırz düşmanıdır" dedi.
Oysa Yörük Ali, Çakırcalı, Demirci Mehmet Efeler ve Atçalı Kel Mehmet, Osmanlı'nın o yöreleri yönetmek için gönderdiği Ermeni ve Rum temsilcilerin zulümlerinden bıkan, alınan vergilerin altında ezilen, zulüm gören halkın sığındığı limanlardı.
Bir kadının namusuna göz diken herkesi, ibreti alem için onları cezalandırmış, ırz düşmanlarını düşman bellemiştir efeler...

***
Atça Belediye Başkanı Mustafa Çınar, bu çirkin iddiadan sonra çılgına döndü.
Atçalı Kel Mehmet'e ve diğer efelere yöneltilen bu ağır suçlamaya cevap verdi:
"Efe bilinci ve kültürü, böyle çirkin suçlamalarla lekelenmez. Sadece efelerin kemiklerini sızlatır. Efelerimiz, adaletin, namusun, doğruluğun, vatanseverliğin timsaliydiler."
Ali Haydar Avcı'nın "Atçalı Kel Mehmet İsyanı" adlı kitapta Atçalı Kel Mehmet, kendini şu sözlerle anlatır:
"Benim garazım, fukarayı korumaktır, voyvodaların zulmünden memleketi kollamaktır."
Tarihçi Çağatay Ulaçay, Atçalı Kel Mehmet adlı kitabında büyük efeyi şöyle tarif ediyor:
"Kel Mehmet, fakir bir zeybektir. Aydın İhtilali'nin kahramanıdır. Kel Mehmet, idaresi altında bulunan yerlerde yaşayan halkın malına, canına ve ırzına saygı gösterdi. Ahlaksız, zalim ve hırsız memurların amansız düşmanı oldu."
***
Efeler diyarı Nazilli'nin bir kızanı olarak, Hasan Celal Güzel'in sözlerinden bana en çok dokunanı, "ırz düşmanı" bölümü oldu.
Güzel'in, Nazillili tarihçi, usta kalem İbrahim Kiraz'ın dört ciltlik "Demirci Mehmet Efe" adlı kitabını okumasını tavsiye ediyor ve öneriyorum.
O dönemin şahidi yüzlerce insanla bire bir konuşarak, belgeleri toplayarak o kitapları yazan İbrahim Kiraz'ın eserlerinin 2. cildinin 91. sayfasından bir alıntı sunmak istiyorum:
"1913 yılıydı. Asker olan Ali'nin eşi Fatma ile Hasan'ın eşi Hatice, sabah eşeklerine buğdayı yükleyip, Kara Cavır'ın değirmenine gitti. Kara Cavır, iki genç kadının kocalarının asker olduğunu öğrenince onları oyaladı, karanlığa bıraktı. Karanlık basınca da kardeşi Kara Vasili ile birlikte kadınların ırzına geçti. Sabaha kadar bırakmadılar. İki kadın ağlaya ağlaya eve döndüler. 4 yaşındaki oğlu Mustafa'nın yüzüne bakamadı Hatice. Utandı. Un torbalarını evin önüne yıkıp, oğlunun kara gözlerinden öptü. Hatice, ipi alıp dereye koştu. Orada kendini bir ağaca astı. Karakola gitti yüreği yanık kayınvalide Arslanlılı Halime kadın. Suçlular mahkemeye teslim edildi. Mahkeme Başkanı Ermeni Horen, bolca rüşvet aldığı iki ırz düşmanını serbest bıraktı. Halime Kadın, yaşadıklarını Demirci Mehmet Efe'ye bildirdi. Demirci Mehmet Efe ve kızanları, ertesi gece Kara Cavır'ın değirmenini bastı. Fatma, ırz düşmanlarını teşhis etti. Köy meydanında iki ırz düşmanının da cezasını verdi."
Aynı cildin 259 ve 426. sayfalarına da bakıp efelerin ırz düşmanı mı yoksa ırz düşmanlarının düşmanı mı olduğunu görürsünüz Hasan Bey!



EFELERİMİZ, IRZ DÜŞMANI DEĞİLDİR / MUHİTTİN AKBEL YAZISI...

Efelerimiz, ırz
düşmanı değildir

Bir zamanlar bakan olarak devlet yönetiminde rol almış Hasan Celal Güzel, öyle bir çam devirdi ki, devirdiği o çamın altında kaldı. Bakalım nasıl kalkacak o çamın altından.
Güzel, Atçalı Kel Mehmet başta olmak üzere Aydın'ın efelerini PKK'lılarla aynı kefeye koydu, "Bunlar hayduttur, eşkiyadır, eli kanlı katildir, teröristtir, ırz düşmanıdır" dedi.
Oysa Yörük Ali, Çakırcalı, Demirci Mehmet Efeler ve Atçalı Kel Mehmet, Osmanlı'nın o yöreleri yönetmek için gönderdiği Ermeni ve Rum temsilcilerin zulümlerinden bıkan, alınan vergilerin altında ezilen, zulüm gören halkın sığındığı limanlardı.
Bir kadının namusuna göz diken herkesi, ibreti alem için onları cezalandırmış, ırz düşmanlarını düşman bellemiştir efeler...

AYDIN'NIN AKARSULARI VE GÖLLERİ / AYDIN İLİ AKARSULAR VE GÖLLER

Akarsular: İlin en büyük ve önemli akarsuyu Büyük Menderes Nehridir. 307 kilometrelik bu nehrin, 170 kilometresi Aydın'dan geçerek denize dökülür. İlin diğer irili ufaklı 50 kadar çay, dere ve dereciklerinin hepsi Büyük Menderes'i besler. Tarımda, sulama işlerinde bu nehirden büyük ölçüde istifade edilir. Büyük Menderes dışındaki başlıca akarsuları, Çine Çayı, Karasu, Akçay ve Dandalas Çayıdır.

Göller: Aydın'ın tek tabii gölü Bafa Gölüdür. Aydın ile Muğla arasında 60 kilometrekarelik bir göldür. Eski çağlarda Ege Denizinin bir körfezi olan Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehrinin taşıdığı toprakla denizden tamamen irtibatı kesilmiş ve zamanla tatlı su gölü olmuştur. Göl; sazan, levrek, kefal ve yılan balığı bakımından zengindir.

"Kemer Barajı gölü", Akçay üzerindedir. 750 milyon m3 su birikir. 
Buradaki hidroelektrik santralında senede 150 milyon kilovat saat elektrik enerjisi üretilir.






AYDIN'NIN AKARSULARI VE GÖLLERİ / AYDIN İLİ AKARSULAR VE GÖLLER

Akarsular: İlin en büyük ve önemli akarsuyu Büyük Menderes Nehridir. 307 kilometrelik bu nehrin, 170 kilometresi Aydın'dan geçerek denize dökülür. İlin diğer irili ufaklı 50 kadar çay, dere ve dereciklerinin hepsi Büyük Menderes'i besler. Tarımda, sulama işlerinde bu nehirden büyük ölçüde istifade edilir. Büyük Menderes dışındaki başlıca akarsuları, Çine Çayı, Karasu, Akçay ve Dandalas Çayıdır.

Göller: Aydın'ın tek tabii gölü Bafa Gölüdür. Aydın ile Muğla arasında 60 kilometrekarelik bir göldür. Eski çağlarda Ege Denizinin bir körfezi olan Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehrinin taşıdığı toprakla denizden tamamen irtibatı kesilmiş ve zamanla tatlı su gölü olmuştur. Göl; sazan, levrek, kefal ve yılan balığı bakımından zengindir.

"Kemer Barajı gölü", Akçay üzerindedir. 750 milyon m3 su birikir. 
Buradaki hidroelektrik santralında senede 150 milyon kilovat saat elektrik enerjisi üretilir.




ZEYBEKLİK İLE İLGİLİ SÖZLER / ÇAĞRI PALA

Zeybeğin Her adımı Türk Tarihi Kokar. Bakışları Süleyman Şahın Asaletini Taşır. 
Duruşu Umur Gazi'nin , Karamanoğlu Mehmet Beğin. Germiyanlı Mehmetin , 
Osmanoğlu Dündarın duruşundan farksızdır.. 
Esarete Düşmanlığı Baş eğmez. karakteri. Kürşad'ın cesaretine denktir. 
Düşmanına korku veren nidası Sırtındaki Cepkeni, Belindeki kuşağı. 
Orta Asayadan Anadoluya Göç etmiş. 
Bir Yiğidin Alpin, Akıncının halinden karakterinden farksızdır...
"Çağrı PALA"






ZEYBEKLİK İLE İLGİLİ SÖZLER / ÇAĞRI PALA

Zeybeğin Her adımı Türk Tarihi Kokar. Bakışları Süleyman Şahın Asaletini Taşır. 
Duruşu Umur Gazi'nin , Karamanoğlu Mehmet Beğin. Germiyanlı Mehmetin , 
Osmanoğlu Dündarın duruşundan farksızdır.. 
Esarete Düşmanlığı Baş eğmez. karakteri. Kürşad'ın cesaretine denktir. 
Düşmanına korku veren nidası Sırtındaki Cepkeni, Belindeki kuşağı. 
Orta Asayadan Anadoluya Göç etmiş. 
Bir Yiğidin Alpin, Akıncının halinden karakterinden farksızdır...
"Çağrı PALA"




YÖRÜK ALİ EFE / EFE SÖZLERİ


Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu 
bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. 
Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? 
Gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, 
bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. 
Milli mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. 
Bir elin sesi olur mu ki?
"Yörük Ali Efe"

Söz Sizde
Sizlerinde mutlaka Yörük Ali Efe için söyleyecekleri vardır. Bunları bizimle paylaşırsanız memnun oluruz.

YÖRÜK ALİ EFE / EFE SÖZLERİ


Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu 
bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. 
Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? 
Gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, 
bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. 
Milli mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. 
Bir elin sesi olur mu ki?
"Yörük Ali Efe"

Söz Sizde
Sizlerinde mutlaka Yörük Ali Efe için söyleyecekleri vardır. Bunları bizimle paylaşırsanız memnun oluruz.

SÖKELİ CAFER EFE / EFE SÖZLERİ

Türk hayat saltanatından vazgeçer, 
Hürriyet sevdasından vazgeçmez...
"Sökeli Cafer Efe"









SÖKELİ CAFER EFE / EFE SÖZLERİ

Türk hayat saltanatından vazgeçer, 
Hürriyet sevdasından vazgeçmez...
"Sökeli Cafer Efe"




AYDINLI ÜNLÜLER NAMIK GEDİK

Namık Gedik: Dâhiliye doktorudur. 1950’de Çine’de görevliyken Aydın Parlamenteri seçildi ve İçişleri Bakanlığı yaptı.1960 İhtilalinde tutukluyken ölmüştür. Ölümü hakkında şaibeler vardır.






AYDINLI ÜNLÜLER NAMIK GEDİK

Namık Gedik: Dâhiliye doktorudur. 1950’de Çine’de görevliyken Aydın Parlamenteri seçildi ve İçişleri Bakanlığı yaptı.1960 İhtilalinde tutukluyken ölmüştür. Ölümü hakkında şaibeler vardır.




YÖRÜK ALİ EFE / EFE SÖZLERİ

Bir elimizde silahımız varken, 
öbür elimizde vicdan tartan teraziyi taşırız.
"Yörük Ali Efe"






YÖRÜK ALİ EFE / EFE SÖZLERİ

Bir elimizde silahımız varken, 
öbür elimizde vicdan tartan teraziyi taşırız.
"Yörük Ali Efe"




CAFER EFE DESTANI / ÇAĞRI PALA YAZISI / EFELER HAKKINDA

Sökeli Cafer Efe..

Bugünkü Yunanistan toprak sınırlarında bulunan Girit adasının Kandiya içinin Kolena köyünde Türkmen bir ailenin çocuğu olarak 1870 .senesinde dünyaya gelen Cafer halzar Ata soyu olarak Kızıl Oğuz Yörükleriklerine Konyarlara dayanır. Bu Türkmen Gruplarının Makedonya topraklarına geçişi. Osmanlı devletinin fetih, iskan ,istimadet politikasıyla ilişkilidir. Kızılı ışık Yörükleri Padişah II Mehmet hanın isteği üzerine Konya Karaman , Taşkaleden Makedonya içlerine sürülmüşlerdir. Verilen bu tarihte ise Atatürk’ün dedesi Kızıllar Aşireti Reisi Kızıl Hafız Ahmet Efendi de Kafilenin içinde yer almaktadır.


1908 yılında Girit’in elden çıkması ile Bu adada yaşamakta Yeli Rumlar ‘ın tavrını bir anda değiştirdi. Cafer Efe Girit de Ailesi bağcılık ve zeytincilik. Meşguldü. Bu dönem içinde adadaki Rumlar Türk komşularına karşı imha politakası güttüklerinden . Akılların dahi almayacağı Zulme işkenceye başlamışlardı. Cafer Efe ve Giritde ki Cafer Efe gibi düşünenler Rumların yaptıklarına teamül edemez olmuştu. Cafer Efe burda gizli örgütlenmeler ile Rum çetecilerle mücadele etmeye başladı. Adada ki Türklerin Kahramanı oldu umutlarını yeşertti. Bu sebeple Türkler Cafer Efe’ye Halazar adını verdiler Bunun anlamı Herkesin derdine derman olandı.. Cafer Efe Girit’in Ak dağlarında Türk Girit Güneşi gibi parlıyordu Adadaki Rumlar Cafer Efeyi her yanda arıyor bulamayınca kinlerini Adadaki Türklere kusuyorlardı Türkleri katlediyorlardı.. Cafer Efenin Burada Gösterdiği Mücadele cephelere konuşulan destan olmuştu bu durum Mustafa Kemal Paşa nın Kulağına iliştiğinde Makedonya için tek umudum senin ve sizin gibi Yüreklerde sözü çıkmıştır.. Cafer Efe Yunan Hükümetinin gönderdiği birliklerle çatışmaya girdiğinde yara almış Yunan kuvettelerinin eline geçmişti. Bundan sonraki Günler Cafer Efenin Müebbet hapis yatmasına göstergeydi. Cafer Efe Yunan hapishanelerinde Müebbet hapse mahkum olmuştu Adadaki Türkler Cafer Efe için her gün mitingler düzenledi. Yunan güçlerini bastılar Bunun üzerine adadaki sınırlı gücü kendinde bulamayan Yunan hükümeti Cafer Efeyi Giritden gitmesi koşulu ile Anadoluya sürdü.. Cafer Efe Babası İbrahim efendi Annesi Havva kadın Kardeşi Haydar ağa ve Fahriye ile birlikte Erdeğe geldiler oradan İzmire en son olarakta Sökeye geldiler..


Cafer Efe Bu arada 1911 – 1912 Balkan savaşlarına katıldı Burada Keskin Nişancılığı ile ün salmıştı. Cafer Efe gösterdiği kahramanlıklarına bir yenisini daha ekliyordu..Cafer Efe Osmanlı Ordusu arasındaki siyaset ordunun balkan güçleri karşısında dağılmasına neden oldu Cafer Efe Bunun neticesinde Tuna Boyundaki Muharebede ağır yaralandı. Yaralarının iyileşme süresi I Cihan harbine denk gelir. Bu sırada yaraları tamamen iyileşmesi üzerine Cafer efe genel seferberlik ilan edilince Çanakkale yolunu tutar..Cafer Efe Arıburnu ve cönk bayırda Kahramanca çarpışan yiğitler arasındadır.. Cihan harbi sonunda Cafer Efe Sökeye dönmüştür..Sökeye döndüğünde Annesi Hava Kadın Onu Sökenin yerlilerinden İkbal Hanımla evlendirmiştir. 30 Ekim 1918 Mondoroz Ateşkes Antlaşması sonrası Anadolu topraklarının işgale açılır İtilaf güçler Anadoludan kendilerine yer seçerler. Yunanistan ise yüzyılların projesi olan Megole idea projesi kapsamında Ege Deniz havzasını kısaca Batı Anadoluyu ister. Batı Anadoldudaki Rumlarla ortak istihbarat çalışması Yapan Yunan ordusu 15 Mayıs 1919 İzmire Çıkar.. Burada zito diye bağrılmadığı gerekçesiyle öldürülen yiğitler ve Osman Nevrez ( Hasan Tahsin) gibi kahramanlar Anadoluya örnek olmaya başlar Kurtuluş için ilk kurşun atılmıştır artık. Cafer Efe Söke kendi çevresindeki arkadaşları ile toplantılar düzenler. Cafer Efe nin amacı yerli rumların eşkıyalığını bozmak Yunanı sökeden ilerisine geçirmemektir. Bunun neticesinde Süvari Mustafa, Paşazade Halil İbrahşm, Köse Nuri, Çulla Hüseyin, Çoban Hüseyin, Ters Rıdvan. Çam Mehmet , Haydaraki Mustafa , Hasso , Dadaş İbrahim , Derintaşlı Mustafa , Zürap Ağanın Akif , Sucu Hüseyin, Kapsal Hüseyin, Kör Hilmi, Meleko Ali, Arap İsmail, Cafer Efenin kızanlarıdır.

Cafer Efe Kızanları arasındaki bağları güçlendirdikten sonra Domatçalı istavro ve çetesini,Kanlı Eşkıya Hrisantos ve eşkıyalarını Cücenoğlu, Bahçivan Sarando Cafer Efe tarafından öldürülmüştür.

Cafer Efe Milli Mücadele Yıllarında Yunan İlerlemesine karşı yapmış olduğu ani baskınlar ile Yunan birliklerine ilerleme gücü vermedi menderez deryasında Gökçen Hüseyin Efe .. Sultan hisar hattı üzerinde Yörük Ali Efe Köşk Cephesinde Demirci Mehmet Efe Yunan birliklerini Aydına hapsettiler.

Ömer Ağazade Mehmet ağa nın girişimleri sonucunda Söke Heyeti milliye teşkilatı oluşturuldu Binbaşı Saip beğin destekleri ile Cafer Efe Söke deki Milis kuvvetlerin başına getirildi. Binbaşı Saip beğ, Çerkez Hamit çavuş , Tahtacı Selim Çavuş ile beraber Cafer Efenin çetesine katıldılar..

Cafer Efe ve Kızanları Mursallı , Balatçık, Erbeyli, Aziziye bölgesine baskınlar düzenlediler. Yunan Kuvvetlerini perişan ettiler. 16 Haziran 1919 Aydın cephesi için dönüm noktasıdır bu tarih de Yörük Ali Efe, Kıllı oğlu Hüseyin Efe, Kozalaklı Mehmet Efe, Ese Efe, ve Kızanları Malgaç karakolunu bastılar Burada 2 Yunan taburunu etkisiz kıldılar bu baskına takviye olarak gönderilen mühimaata takviye birlik ve silahlara Cafer Efe ve Kızanları Germencik yakınlarında baskın düzenliyerek Malgaç destanına ortak oldular..

Cafer Efe ve Kızanları Binbaşı Saip beğ, Çerkez Hamit çavuş , Germenciğe baskın düzenleme kararı aldılar Zeybeklerin direnişinden iyice nasibini alan Yunan ordusu Aydın bölgesine çok sayıda asker takviyesi gönderdi. Eskişehir hattındaki Yunan Kuvvetleri Aydına kaydırıldı. Aydın için en zor zamanlar bu zamanlardı. Cafer Efe Böyle bir günde Düşmanın karşısına dikilme kararı aldı Cafer Efe Ölmeye geri dönmemeye karar vermişti. Annası Hava kadın Cafer Efeye Oğlum Düşmadan geri kaçarsan Kurşunu olaki sırtından yersen ben sana hakkımı helal etmem sütümü helal kılmam demişti… Cafer Efe bu sözün ağırlığını her zaman yüreğinde yaşıyordu.. Cafer Efe . 5 temmuz 1919 da Germenciğe baskın düzenledi. Yunan Alay Kumandanı Sarıyanis Komutasındaki Yunan birlikleri. Cafer Efenin Germencik karakolunu basacağını Mursallıdaki hain Rumlardan öğrendi. Albay Sarıyanis bunun üzerine Kuvvetlerinin hepsini toparlamış. Germencik Tren istasyonunun iki yanından hücuma geçmişti. Bu Hücum sonucunda Cafer Efe ve Kızanları zor durumda kamışlar kızanların çoğu şehit düşmüştü. Cafer Efe son bir fedakarlık göstererek kızanlarına geri çekilmelerini söyledi. Cafer Efe o sırada kızanlarının geri çekilmesini göz yaşları içinde izleyerek birden Namertler diye siperden atıldı o sıra mirtalyöz ateşine maruz kalan vücudu delik deşik olmuştu.. siperde kalan kızanlarının gözleri yaşlı yüzleri buruk kalmıştı Efeleri şehit düşmüştü. O anda cesedini dahi alamadan geri çekildiler. Bunun üzerine Cafer efenin mor cepkeni al kanlar içinde kaldı. Miralay Sarıyanis Cafer Efenin şehit düştüğü sipere girerek Efenin sağ bileğini havaya kaldırdı belinden çıkardığı kasatura ile kesti sonra sol bileğini en sonra Başını kesti boynundan ayırdı. Bu durumu çalıların ardına purasak izleyen Selim Beğ. Gördükleri karşısında şok geçirdi. Sarıyanis cafer efenin bileklerini ve başını yunan askerlerine pakettlettirdi. Bu paketi Atinaya gönderdi.

Bu durumu öğrenen Yörük Ali Efe .. O nun gibi yiğide nasıl Kıydılar diyerekten göz yaşlarına hakim olamadı .. Demirci Mehmet Efe ise ise duydukları karşısında Aslanım Yiğdim diyerekden feryat etti. Bunun üzerine Yörük Ali , Demirci Mehmet, Sökeli Ali Efe, Mesutlulu Mestan efe zeybekleriyle beraber Cafer Efenin öcünü almak için sonsuz bir mücadeleye giriştiler..Mustafa Kemal Paşanın Ege bölgesindeki bu muharebeden haberi geç olmuştu cafer efe nin öldüğünü öğrenince cephedeki komutanlara maneviyat kazandırmak için İşte Bizim oğlanın hikayeside budur diyerek orduya maneviyat kazandırmıştı.. Milli Harp yılları sonrasında Aydının işgalden kurtulması sonrası Mübadele yıllarında Canbazaki İbrahim sökenin muhacirlerinden Yuanistana gittiğinde Yunan dostlarının ricası üzerine Atina Askeri müzesinine gider. Bu müzede Cafer Efenin saman doldurulmuş başını ve bileklerini görür. Göz yaşlarına kefil olamaz. Altında yazan yazı ibretliktir.. Bir Numaralı İstaroz düşmanı Caferaki. Halazar. …
Atamı rahmetle anarım.












(Çağrı PALA)



CAFER EFE DESTANI / ÇAĞRI PALA YAZISI / EFELER HAKKINDA

Sökeli Cafer Efe..

Bugünkü Yunanistan toprak sınırlarında bulunan Girit adasının Kandiya içinin Kolena köyünde Türkmen bir ailenin çocuğu olarak 1870 .senesinde dünyaya gelen Cafer halzar Ata soyu olarak Kızıl Oğuz Yörükleriklerine Konyarlara dayanır. Bu Türkmen Gruplarının Makedonya topraklarına geçişi. Osmanlı devletinin fetih, iskan ,istimadet politikasıyla ilişkilidir. Kızılı ışık Yörükleri Padişah II Mehmet hanın isteği üzerine Konya Karaman , Taşkaleden Makedonya içlerine sürülmüşlerdir. Verilen bu tarihte ise Atatürk’ün dedesi Kızıllar Aşireti Reisi Kızıl Hafız Ahmet Efendi de Kafilenin içinde yer almaktadır.

NAZİLLİ "BÜYÜK" ŞEHİRE ÖRNEK OLDU / MUHİTTİN AKBEL YAZISI...

Muhittin Akbel yazdı

Nazilli, 'Büyük'
şehire örnek oldu

Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık'ın, ilçeye yaptığı yatırımları daha önceki bir yazımda anlatmıştım.
Altında Haluk Alıcık'ın imzasının bulunduğu eserlerden biri de Alzheimer Hastaları Gündüz Bakım Merkezi.
14 Nisan 2011'de merkezin kurdelesi kesildi.
O günden beri alzheimer hastası 65-70 büyüğümüz, bu merkezden faydalanıyor.
Hastalar mutlu, hasta yakınları mutlu, en çok da Haluk Başkan mutlu.
Çünkü onlarca aile, bu merkez sayesinde huzura kavuştu.
Alıcık, 500 bin lira harcayarak ortaya çıkardığı eseriyle ne kadar övünse azdır.
Ege'de bir kamu kurumunun açtığı ilk Alzheimer Gündüz Bakım Merkezi'dir burası.
Üstelik bu eser, büyüklere, büyükşehirlere örnek oldu.

***

İzmir, bu insani yatırımı önemsedi ve Büyükşehir Belediyesi, Alzheimer ve Demans Hastaları ile Aileleri için Buluşma, Danışma Merkezi’ni hizmete açtı.
Başkan Aziz Kocaoğlu'nun eşi, yaşlıların, tüm kadınların yoldaşı Dr. Türkegül Kocaoğlu, Nazilli'deki tesisi bizzat gidip kendisi gördü, inceledi.
Böyle bir merkezin, İzmir'e de kazandırılmasını çok istedi.
Nazilli'deki merkezin kurulmasına da öncülük eden Prof. İsmail Tufan'ın yanı sıra Prof. Gülten Kaptan, Prof. Fehmi Akçiçek, Prof. Aysel Gürsoy ve Dr. Sevnaz Şahin de Türkegül Hanım'ın hayalinin gerçek olmasına katkı koydular.
Huzurevinde yaşayan Mübeccel Verişoğlu'nun desteği, bu duygu yüklü yatırıma anlam kattı.
Üçkuyular'daki merkezden alzheimer hastaları, hafta sonu hariç her gün saat 09.00-17.00 arasında buradan tıbbi, psikoloji ve sosyal anlamda her türlü hizmeti alacak.
Merkez, hasta yakınlarına, hayatı nasıl kolaylaştıracaklarının yolunu da gösterecek.

***
Nazilli'ye dönelim.
Bu güzel ilçede alzheimer hastalarına verilen onurlu hizmet, İzmir'e geldi.
Darısı, diğer şehirlerin başına.
Cümle alem bilir ki, Nazilli, Türkiye'nin en uzun ömürlü insanlarının en çok olduğu şehirdir.
Resmi kayıtlara göre babaocağım Nazilli'de 90 yaşın üstünde 228, 100 yaşın üstünde 24 vatandaşımız yaşıyor.
Şehrin yaşlısı bol olunca, onlara ömürlerinin son baharında huzur içinde yaşatacak hizmetler sunmak gerekiyordu elbette.
Nitekim Belediye Başkanı Haluk Alıcık, önce devasa bir huzurevi açtı, sonra da çam ağaçlarıyla dolu Sümerpark alanı içerisine Alzheimer Gündüz Bakım Merkezi'ni hizmete sundu.
Doktoru, hemşiresi, psikoloğu, yardımcı elemanları, özveriyle çalışıyorlar.
Sabah evlerinden alınan alzheimer hastaları, çeşit çeşit etkinliklerin de yapıldığı merkeze sevinçle geliyorlar.
İyi besleniyorlar, tedavileri eksiksiz yürütülüyor.
Gülüp oynuyorlar, spor yapıyorlar, çiçek gibi odalarda uyuyorlar.
Hastalar, hasta olduklarını unuturken, aileler de huzur içinde işlerine güçlerine bakıyorlar.
Akşam olunca da hepsi ailelerine teslim ediliyor.
Merkeze ilgi, beklentilerin üzerinde olunca...
Haluk Başkan, aynı merkezin ikincisini açmaya karar verdi.
Bir yıl içerisinde o da hizmete girecek.
Türkiye'ye örnek olan bu insani yatırımın mimarı Haluk Alıcık'ı alkışlıyorum.



NAZİLLİ "BÜYÜK" ŞEHİRE ÖRNEK OLDU / MUHİTTİN AKBEL YAZISI...

Muhittin Akbel yazdı

Nazilli, 'Büyük'
şehire örnek oldu

Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık'ın, ilçeye yaptığı yatırımları daha önceki bir yazımda anlatmıştım.
Altında Haluk Alıcık'ın imzasının bulunduğu eserlerden biri de Alzheimer Hastaları Gündüz Bakım Merkezi.
14 Nisan 2011'de merkezin kurdelesi kesildi.
O günden beri alzheimer hastası 65-70 büyüğümüz, bu merkezden faydalanıyor.
Hastalar mutlu, hasta yakınları mutlu, en çok da Haluk Başkan mutlu.
Çünkü onlarca aile, bu merkez sayesinde huzura kavuştu.
Alıcık, 500 bin lira harcayarak ortaya çıkardığı eseriyle ne kadar övünse azdır.
Ege'de bir kamu kurumunun açtığı ilk Alzheimer Gündüz Bakım Merkezi'dir burası.
Üstelik bu eser, büyüklere, büyükşehirlere örnek oldu.

AYDINLI ÜNLÜLER ADNAN MENDERES

Adnan Menderes: Yunan işgalindeki başarıları nedeniyle “İstiklal Madalyası” sahibi 1931-1945 dönemi Aydın Milletvekili. Bu dönemde hukuk fakültesini de bitirmiştir. 1946’da kurulan “Demokrat Parti”nin kurucularındandır. 1950’de hükümeti kurarak, başbakan olmuştur. 1960’da askeri darbe sonrası “Yüksek Adalet Divanı”nda yargılanmış, karar neticesi 1961’de idam edilmiştir. 1990’da itibarı iade edilerek İstanbul’daki Anıt Mezara nakledilmiştir.






AYDINLI ÜNLÜLER ADNAN MENDERES

Adnan Menderes: Yunan işgalindeki başarıları nedeniyle “İstiklal Madalyası” sahibi 1931-1945 dönemi Aydın Milletvekili. Bu dönemde hukuk fakültesini de bitirmiştir. 1946’da kurulan “Demokrat Parti”nin kurucularındandır. 1950’de hükümeti kurarak, başbakan olmuştur. 1960’da askeri darbe sonrası “Yüksek Adalet Divanı”nda yargılanmış, karar neticesi 1961’de idam edilmiştir. 1990’da itibarı iade edilerek İstanbul’daki Anıt Mezara nakledilmiştir.




AYDIN'NIN 4 ÜNLÜ EFESİ (İNCİR-ZEYTİN-KESTANE-PAMUK)


İncir - Zeytin - Kestane - Pamuk
En İyileri Aydın'da üretiliyor.






AYDIN'NIN 4 ÜNLÜ EFESİ (İNCİR-ZEYTİN-KESTANE-PAMUK)


İncir - Zeytin - Kestane - Pamuk
En İyileri Aydın'da üretiliyor.




Popüler Yayınlar ( EN 10)

ip adresim

Ziyaretçilerimizin IP Konumları