ZEYBEK KAHVEHANELERİ / EFELER HAKKINDA

XVIII. yüzyıl sonlarında, ayan ordularında istihdam edilmeyen zeybeklerin küçük bir kısmı kır bekçiliği-derbentçilik yaparak geçimlerini sağlamaya çalışırken, sermayesi olanların pek çoğu da ticaret yolları üzerinde kahveler işletmeye başlamışlardı.

Zeybekler, özellikle İzmir, Afyon, Kuşadası, Manisa yolları üzerinde birbirine birer saat uzaklıkta kahvehaneler açmışlar ve kendi mıntıkalarında bir nevi ücretlendirme sistemi kurmuşlardı. Bu sisteme göre; kervan sahiplerinin haramilerden korunması ve güvenli yolculuk yapmaları; kişi, hayvan ve yük için ayrı ayrı tarifelendirilen ücreti vermeleriyle mümkün olmuştu.

1828 senesinde İzmir- Bergama- Manisa hattında seyahat eden İngiliz subay Mac Farlane, Menemen yakınlarındaki Güzelhisar köyünde konakladığını ve buranın kervanların durak yeri olduğunu söylemişti. Buradaki kahvehanelerin çokluğundan şaşkınlığa uğrayan seyyah içlerinden bir tanesine uğramış ve “kahvehanedeki korkunç kıyafetli zeybeklerin hiç de kaba davranmadıklarını” belirtmişti. Seyyah zeybekleri nezaketli bulmuştu ancak ahali ve tüccarlar pek de öyle düşünmüyordu. Zira bu müsellah gençlerin, yolculardan ve taşıdıkları mallardan haraç olarak değerlendirilecek yol geçiş ücretleri almaları pek çok şikâyete neden olmuştu. Bunun üzerine , Sultan II. Mahmut zamanında, 31 Ekim-8 Kasım 1828 tarihlerinde gönderilen fermanlar ile İzmir'den Aydın ve Kuşadası’na kadar yollar üzerindeki zeybekler, "zeybek haşaratı" olarak nitelendirilmiş ve usulsüzce aldıkları paranın men edildiği bildirilmişti. En başta direnç gösterenler olsa da büyük miktarda askerle bölge baskı altına alınmış ve onlarca kahvehane yıkılmış, direnen zeybekler de ya öldürülmüş ya da sürülmüştü. Kahvehaneleri, dolayısıyla gelir kapıları kapatılan eli silahlı binlerce zeybek de bu suretle açıkta bırakılmıştı.

-Ali Özçelik-



ZEYBEK COFFEE ROOMS XVIII. At the end of the century, while a small portion of the zeybeks who were not employed in the armies of the notables tried to make a living by working as a field guard-derbent, many of those who had capital started to operate coffee on trade routes. Zeybeks opened coffee houses one hour away from each other on the roads of İzmir, Afyon, Kuşadası and Manisa and established a kind of pricing system in their own districts. According to this system; protecting caravan owners from thieves and traveling safely; it was made possible by the fact that they paid the fee, which was separately quoted for the person, animal and cargo. British officer Mac Farlane, who traveled on the Izmir-Bergama-Manisa line in 1828, said that he stayed in the village of Güzelhisar near Menemen and that this was the stop for caravans. Surprised by the abundance of coffeehouses here, the traveler stopped by one of them and stated that "the zeybeks in the coffeehouse with horrible clothes are not rude at all". The traveler thought the zeybeks were kind, but the people and the merchants did not think so. The fact that these young people received road tolls, which were considered as tribute from the passengers and the goods they carried, caused many complaints. Thereupon, Sultan II. During the reign of Mahmut, zeybeks on the roads from İzmir to Aydın and Kuşadası were described as "zeybek vermin" with the decrees sent between 31 October and 8 November 1828 and it was reported that the money they received illegally was prohibited. Although there were resistance at first, the region was oppressed with a large amount of soldiers, dozens of coffeehouses were destroyed, and the resisting zeybeks were either killed or exiled. Thousands of armed zeybek, whose coffeehouses and their income gates were closed, were thus left uncovered. -Ali Özçelik-

  Söz Sizde
-Sizlerinde mutlaka bu konular hakkında söyleyecekleri vardır. Bunları bizimle paylaşırsanız memnun oluruz. --- Yorum yapmak isteyenler alt bölümdeki yorum alanına YORUMLAMA BİÇİMİNİ ANONİM seçerek üye olmadan yorum bırakabilirler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme